Mart 2009, Sayı 12
Kayıtlı bir başlık bulunamadı.


E-bültene üye olun
Adınız Soyadınız
E-mail adresiniz
Bianet Medya Gözlem Raporu Yayımlandı

Bağımsız İletişim Ağı (Bianet) tarafından yayımlanan BİA Yıllık Medya Gözlem Raporu 13 Mart tarihinde yayımlandı. Rapor geçtiğimiz yıl Türkiye'de basın ve düşünce özgürlüğünün durumunu ortaya koyan rapora göre 2008 yılında TCK'nın 301. maddesinden 82 kişi mahkemeye çıktı. 23'ünün davası Adalet Bakanlığı'ndan izin verilmeyince düştü. Bakanlıktan "izin" çıkınca mahkemeler yazar Temel Demirer ve Eskişehir'deki 10 aktivisti iki yıl hapisle yargılamaya devam edecek. 23 kişinin dosyası halen Bakanlık kararını bekliyor. Yayıncılar Ragıp Zarakolu ve Fatih Taş, hukukçu Eren Keskin, dergi sahibi Aziz Özer ve iş müfettişi Niyazi Uslay yıl içinde mahkum oldu. "Kin ve düşmanlığa tahrik"i cezalandıran TCK 216. maddeden yargılanan 23 kişiden Prof. Dr. Baskın Oran, Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, CNN Türk'ten Barış Pehlivan, siyasetçiler Nurettin Yılmaz ve Sertaç Bucak, radyocu Cemal Doğan ve yayıncı Songül Özkan beraat ettiler. Yayıncı Erol Karaaslan hakkında, daha önce beraat ettiği Richard Dawkins'in "Tanrı Yanılgısı" kitabından yeni dava açıldı. "Halkı askerlikten soğutmak"tan geçen yıl 9'u gazeteci 15 kişi yargılandı. Bülent Ersoy, Yıldırım Türker, Perihan Mağden, Cezmi Ersöz, Gökhan Gençay ve İbrahim Çeşmecioğlu beraat ederken Ragıp Zarakolu dahil 9 kişi halen yargılanıyor.  2008 yılında İlhan Selçuk, Mustafa Balbay, Ufuk Büyükçelebi ve Soner Arıkanoğlu'nun de aralarında bulunduğu 13'ü gazeteci, toplam 34 kişi gözaltına alındı. Raporun AİHM ile ilgili verileri de şöyle: 2008'de AİHM, 27 kişinin "ifade özgürlüğü" ihlalinden açtığı davalarda Türkiye'yi mahkeme giderleri dahil toplam 183 bin 810 TL (93 bin 680 avro) tazminata mahkum etti. Tutar, bir önceki yılın 219 bin 080 TL'lik bilançosundan düşük gözükse de AİHM'de mahkumiyetler 2008'in ikinci yarısında yükselişe geçti. 

www.bianet.org

Eğitimde Eşitlik: Politika Analizi ve Öneriler




Eğitim Reformu Girişimi “Eğitimde Eşitlik: Politika Analizi ve Öneriler” raporunu 24 Şubat’ta yapılan bir basın toplantısında açıkladı. Rapor Türkiye’de zorunlu ilköğretimde okullaşmanın tam olarak sağlanamadığını, ilköğretime erişimde en büyük sorunlarla karşılaşanların kız çocukları ve kırsal kesimde yaşayanlar olduğu belirtiliyor. Güneydoğu Anadolu’nun kırsal kesiminde yaşayan bir kız çocuğunun ilköğretime erişim olasılığı % 48-52 arasında değişiyor. Raporda daha gelişmiş bölgelerde yaşayan ve sosyoekonomik durumu daha iyi ailelerin çocukları daha üst eğitim kademelerine erişebilirken, ebeveynleri daha az eğitimli, gelirleri daha düşük, kırsal kesimde yaşayan çocukların risk altında olduğu belirtiliyor ve “eğitim, toplumsal eşitsizliklerin giderilmesine hizmet edemiyor ve bu eşitsizliklerin yeniden üretilmesine katkıda bulunuyor” deniyor. Raporun tamamına http://www.erg.sabanciuniv.edu/ sitesinden ulaşılabiliyor.

 

Altın Bamya Ödülü Sahibini Buldu


Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali'nin yedincisi 9 Mart'ta – 12 Nisan tarihlerinde yapıldı. Dört ilde, 15 ülkeden 45 filmin gösterildiği festivalin bu yılki teması "Beden". 15 Mart'a kadar Beyoğlu'ndaki Fransız Kültür Merkezi'yle Karaköy'deki İstanbul Modern'de yapılan gösterimlerin ardından yola çıkan festival, sırasıyla 20-21 Mart’ta Manisa'daydı. 5-6 Nisan’da Urfa'ya 11-12 Nisan'da Trabzon’a uğrayacak festivalde film gösterimlerinin yanı sıra dört ilde yapılan "Kadın Bedeninin Seyri: Sinemada Beden ve Cinsiyetçilik" paneli, film okuma atölyeleri ve yönetmenlerle söyleşiler de yer aldı. Festivalde ayrıca bu yıl ilk kez “Altın Bamya” ödülü verildi. 2008 yılında Türkiye'de yapılan filmlerdeki cinsiyetçiliğe dikkat çekmek isteyen ödülün bu yılki sahibi “Recep İvedik”.
Cezaevleri Hak İhlalleri Raporu 2008




İnsan Hakları Derneği (İHD) cezaevlerinde hak ihlalleri 2008 raporunu açıkladı. Raporda dernek merkezi ve şubelerine geçen yıl cezaevleriyle ilgili toplam 3 bin 519 başvuru yapıldığı belirtilirken, İHD’nin bu başvurulardan ve basın taramalarından derlediği bilgilere göre, 2008’de cezaevlerindeki hak ihlalleri nedeniyle toplam 37 insan yaşamını kaybetti. Bu ölümlerde 10’dan fazlasında intihar iddiası olduğu da raporda yer alan bir diğer bilgi. Rapora göre 2008 yılındaki başvuruların 1. 602’si disiplin soruşturmaları nedeniyle yaşanan ihlaller, 462’si sağlık hakkı ihlalleri, 363’ü mektup, kitap yasaklama gibi keyfi uygulamalar, 323’ü de Kürtçe konuşma ve haberleşmenin engellenmesi konularında yapılmış. TBMM İnsan Hakları Komisyonu’nun “Her Türlü Şiddet, Kötü Muamele ve İşkence İle Ceza ve Tutukevleri İle İlgili Sorunların İncelenmesi” amacıyla 28 Ocak 2009 tarihinde Diyarbakır ilinde bulunan E ve D Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarında inceleme ve görüşmeler yaparak hazırladığı raporda ise mahkumların Kürtçe konuşma konusunda herhangi bir sorun yaşanmadığı belirtilmişti. İHD’nin ve TBMM İnsan Hakları Komisyonu’nun raporuna web sitelerinden ulaşılabilir.

El Beşir’e Tutuklama Kararı




Darfur'daki insanlığa karşı suçları ve savaş suçlarını yargılayan Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Sudan Devlet Başkanı Ömer El Beşir hakkında tutuklama kararı verdi.  Mahkemenin görevini yürüten bir devlet başkanıyla ilgili verdiği ilk tutuklama kararını 4  Mart tarihinde açıkladı. Uluslararası Savcı Luis Moreno-Ocampo 10 ayrı suçla suçladığı El Beşir için tutuklama kararı verilmesini sekiz ay önce istemişti. Soykırımın yer almadığı suçlamalar arasında Darfur'daki sivil nüfusun önemli bir bölümüne karşı bilerek saldırı düzenlemek, cinayet, yok etmek, tecavüz, çok sayıda sivili zorla yerinden etmek ve mallarına el koymak yer alıyor. UCM tarafından yapılan açıklamada “yargıçlara göre, yukarıda bahsedilen suçlar, Sudan Hükümeti tarafından Sudan Özgürlük Hareketi / Ordusu (SLM/A), Adalet ve Eşitlik Hareketi (JEM) ve hükümete muhalefet eden diğer silahlı gruplara karşı 5 yıldır yürütülen kontra-ayaklanma kampanyası sırasında meydana gelmiştir. İddialara göre, bu kampanya 2003 yılı Nisan ayında El Fasher havaalanına yapılan saldırıların ardından, El Beşir ve diğer yüksek seviyedeki siyasi ve askeri liderlerin onayını alan ortak bir planla başlamıştır. Bu durum en azından, El Beşir için yapılan tutuklama emri başvuru tarihi olan 14 Temmuz 2008 tarihine kadar sürmüştür” dendi. Birleşmiş Milletler'e göre, Darfur'daki altı yıllık silahlı ihtilafta, 300 bin kadar insan öldü, milyonlarcası da yerinden edildi. Uluslararası Ceza Mahkemesi Türkiye Koalisyonu da Dışişleri Bakanı Alibacan’a bir mektup göndererek; UCM’nin verdiği bu kararın tarihi  bir girişim olduğunu ve  El Beşir’in UCM önüne çıkması için derhal mahkemeye tesliminin sağlanması gerektiğini söyledi. Koalisyon bu kararın, insan haklarını ihlal eden kişilerin ne kadar güçlü ve dokunulmaz olurlarsa olsunlar, uluslararası adaletten kaçamayacaklarına ve işledikleri suçların cezasız kalmayacağına dair önemli bir işaret olduğunu belirtti. Türkiye dahil olmak üzere tüm ülkelerin, UCM kararlarının uygulanması ve uluslararası adaletin sağlanması konusunda aktif çaba harcaması gerektiğini vurguladı. Koalisyon tarafından gönderilen mektupta Dışişleri Bakanı ve Meclis başkanı gibi üst düzey yetkililerin mahkeme kararının aleyhinde ve BM Güvenlik Konseyi’nin erteleme kararı lehinde yorumlanabilecek nitelikte yaptıkları açıklamaların kaygı verici olduğu da belirtildi.

www.ucmk.org.tr

 

 

 

Zirve Yayınevi Davasında Polislere Ceza



Malatya'da Zirve Yayınevi'nde 3 kişiyi öldürmekle suçlanan 5'i tutuklu 7 sanığın yargılandığı dava 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde sürerken, haklarında ‘ihmalde bulundukları’ gerekçesiyle soruşturma başlatılan 7 polis, 5'er ay hapis cezasına çarptırıldı. Malatya Emniyet Müdürü Ali Osman Kahya cinayetin ardından olay yerinde bulunan bir kuru sıkı tabancanın, olaydan 1 gün önce ele geçirildiği ve sanıklardan Emre Günaydın'a tekrar verildiği yönündeki iddialar üzerine Bakanlık tarafından görevlendirilen müfettişlerin soruşturma başlattığını ve soruşturma sonunda Malatya 1'inci Asliye Ceza Mahkemesi'nde haklarında dava açılan 1'i başkomiser 7 polisin, 5'er ay hapis cezasına çarptırıldığını belirtti. Emniyet Müdürü Kahya, verilen bu cezanın ertelendiğini söyledi.
Irkçılıktan Yargılanma

Yaptıkları basın açıklamasında "Köpeklere giriş serbesttir" ve "Bu kapıdan Yahudiler ve Ermeniler giremez" dövizleri taşıyan Eskişehir'deki Osmangazi Kültür Dernekleri Federasyonu Başkanı Niyazi Çapa hakkında dava açıldı. Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Celalettin Karanfil, 3 Şubat'ta İnsan Hakları Derneği (İHD) yetkilisi Leman Yurtsever ve dokuz aktivistin şikayetlerinde "kovuşturmaya yer olmadığı" kararını alırken aynı konuyla ilgili daha önce resen harekete geçtiklerini ve dava açtıklarını bildiriyor. 6 Ocak'ta yaptıkları basın açıklaması nedeniyle "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek" ile suçlanan Çapa ifadesinde, "Dernek girişine, 'Köpeklere giriş serbesttir', 'Bu kapıdan Yahudiler ve Ermeniler giremez' yazılı tabelalar aynı anda asıldı. Ancak bu yazılar medyada 'Köpekler girermiş, Yahudiler ve Ermeniler giremezmiş' şeklinde yorumlanarak bu şekilde haber yapılmıştır. Son zamanda güncel olan Ermenilerden özür kampanyası ve İsrail'in Filistin'e yaptığı saldırılara dikkat çekmek için basın açıklaması yaptım. Yazılan bu yazıların benzerini Fransa'da konser vermekte olan 'System of a down in' isimli Ermeni rock grubunun kapıya astıkları 'Türkler ve köpekler giremez' yazısına karşı bu grubu protesto etmek amacı ile yaptım. Irkçılık yapmadım. Ermeni ve Yahudi halkları ile hiçbir problemim yoktur" dedi. Dava 6 Mayıs'ta Çapa için 4,5 yıl hapis istemiyle Eskişehir 4. Sulh Ceza Mahkemesi'nde görülecek.


www.ihop.org.tr