

Helsinki Yurttaşlar Derneği, İnsan Hakları Derneği, İstanbul Tabip Odası, Mazlum-Der, Türkiye İnsan Hakları Vakfı ve Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı 26 Haziran İşkence Görenlerle Dayanışma Günü’de ortak bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada Türkiye’de işkencenin sistematik bir hak ihlali olma özelliğini devam ettirdiği, özellikle de Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nda yapılan değişiklik sonrasında sıradan polis karakollarında, jandarma birimlerinde, açık alan ve sokaklarda, gösteri ve yürüyüşlere müdahale sırasında işkence ve kötü muamele uygulamalarının niceliğinde ve şiddetinde ciddi bir artış gözlemlendiği belirtildi. İşkenceye karşı “sıfır tolerans” yaklaşımının bir gerçeklik kazanabilmesi için başta zihniyetler olmak üzere var olan hukuk sisteminde bütüncül bir değişim sağlayacak yasal, yargısal, idari ve eğitsel tüm tedbirlerin etkin biçimde alınması gerektiği vurgulandı. Açıklamada MAZLUMDER kayıtlarına göre 2007'de 2 kişi, TİHV'ye göre 6 kişinin gözaltında yaşamını yitirdiği belirtildi. 2007 yılında örgütlere yapılan başvurular ise şöyle: İHD'ye 687 kişi, MAZLUMDER'e 163 kişi, TİHV'ye 452 kişi, TOHAV'a 116 kişi işkence başvurusu gerçekleşmiş. 2008'in ilk beş ayındaysa, TOHAV'a 114, MAZLUMDER'e 67, TİHV'ye 112 işkence başvurusu yapılmış.
Açıklamanın tam metni için…
Birleşmiş Milletler'İn İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, İşkenceye Karşı Komitesi, İşkencenin Önlenmesi Altkomitesi, İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlıkdışı ve Aşağılayıcı Muamele Özel Raportörü, Kadına Yönelik Şiddet Özel Raportörü ve İşkence Mağdurları İçin Gönüllü Fon Yönetimi 26 Haziran İşkence Görenlerle Dayanışma Günü’nde yaptıkları ortak açıklamada toplumsal cinsiyet temelli şiddetin de artık İşkenceye Karşı Sözleşme'ye göre işkencenin tanımı içinde olduğunu söyledi. Açıklamada özgürlüklerinden alıkonan kadınların özellikle cinsel şiddetle karşı karşıya kalabildiği, bunun da genellikle şiddetin yarattığı durumu daha da ağırlaştıran kuvvetli bir damgalanmayla gerçekleştiği belirtildi. Özgürlüklerinden alıkonan kadınların bir dizi özel ihtiyaçları olduğu, çeşitli güçlüklerle karşı karşıya kaldıkları ve bu nedenle koruma ve önleme çabalarında bu durumların hesaba katılması gerektiği de açıklamada belirtildi.
Kaynak: www.bianet.org

19 Ocak 2007 tarihinde öldürülen gazeteci Hrant Dink'in "İki Yakın Halk İki Uzak Komşu" adlı ilk kitabı Uluslararası Hrant Dink Vakfı Yayınları tarafından yayımlandı. Hrant Dink’in Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV) için kaleme aldığı yazıların yer aldığı kitapta Türklerle Ermenilerin ortak bir geleceğe sahip olabileceği, geçmişin üstesinden böyle gelinebileceği anlatılıyor. Hayattayken “Ben hiç kitabı olmayan bir yazarım” diyen Hrant Dink’in sevenlerine göre bu kitap ile bir hayali gerçek oldu. Vakıf kitabın önümüzdeki günlerde Ermenice ve İngilizce’ye de çevrileceğini belirtiyor.
Ayrıntılı bilgi için…
Prof. Dr. Baskın Oran 30 Mayıs tarihinde Türk İntikam Tugayı (TİT) imzalı bir elektronik posta mesajıyla (e-posta) tehdit edildi. Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu eski üyesi olan Prof. Dr. Baskın Oran Danışma Kurulu’nun Azınlık Hakları ve Kültürel Haklar Çalışma Grubu Raporu nedeniyle yargılanmış ve beraat etmişti. Daha önce de tehdit edildiği için üç kez suç duyurusunda bulunan Prof. Dr. Oran’ın tehdit edilmesiyle ilgili İnsan Hakları Ortak Platformu bir basın açıklaması yaptı. 10 Haziran tarihinde yapılan basın açıklamasında; bu tehditle Baskın Oran’ın şahsında, hepimize Hrant Dink’in hatırlatıldığı, onu nasıl öldürmüşlerse, Baskın Oran’ın da, hepimizin de aynı şekilde sırada olduğu söyleniyor dendi. Sorunun insan haklarının ve insan hakları savunucularının korunması sorunu olduğuna dikkat çekilen açıklamada hükümete ve devletin güvenlik organlarına Baskın Oran’ın yaşam hakkının garantiye alınması gerektiği söylendi ve tehditlerin kaynağının ortaya çıkarılması gerektiği belirtildi. Barış Girişimi, Helsinki Yurttaşlar Derneği, İnsan Hakları Araştırmaları Derneği, İnsan Hakları Derneği, İnsan Hakları Gündemi Derneği, İnsan Hakları ve Mazlumlar için Dayanışma Derneği ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın yaptığı açıklama metnine ulaşmak için…


2007/125 dosya numarası ile Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmekte olan Malatya Zirve Yayınevi Katliamını yapmakla suçlanan kişilerin yargılandığı davanın 9. Duruşması 4 Temmuz 2008 tarihinde yapıldı. İHOP heyeti tarafından izlenen davada tanıkların dinlenmesine başlandı. Mahkeme tanıklardan Metin Doğan'ın ifadelerinin heyeti dava dosyası kapsamındaki suçlamaların dışındaki konularla ilgili olarak Cumhuriyet Savcılığı'nın hazırlamakta olduğu soruşturma dosyası kapsamında değerlendirilmek üzere Cumhuriyet Savcılığı'na gönderilmesine ve ilgili dosyanın bir sonraki duruşmada mahkemede hazır edilmesine karar verdi. Davanın 10. Duruşması 21 Ağustos 2008 tarihinde yapılacak.
Aralarında Vatan, Milliyet, Cumhuriyet, Akşam, Zaman, Hürriyet gazeteleri muhabirlerinin de bulunduğu dokuz kişi, Kartal Cumhuriyet Başsavcısı H.R.B.’nin kullandığı telefon numarasının Malatya Zirve Yayınevi Katliamı zanlısı Abuzer Yıldırım’ın telefon görüşme kayıtlarında yer aldığı yönünde yaptıkları haberlerin TCK madde 125 uyarınca hakaret suçu kapsamına girdiği gerekçesiyle Kartal 2. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanıyor. Davanın bir sonraki duruşması 15/07/2008 tarihinde saat 11.40’ta görülecek.

Hrant Dink'in öldürülmeden önce "Ermeni soykırımı"nı tanıdığını ifade ettiği sözler nedeniyle Arat Dink ve Serkis Seropyan'ın birer yıl hapisle cezalandırılması üzerine, Agos gazetesinin 9 Kasım 2007 tarihli sayısında "Akıllı Tahta" başlıklı yazı yayımlanmıştı. Yazıda gazetede yayımlanan haberin "suç" oluşturma nedeninin yazının kendisi olmadığı, Türk halkının psikolojisi nedeniyle "suç" haline geldiği görüşüne yer verilmişti. Söz konusu yazı nedeniyle Agos gazetesi imtiyaz sahibi Serkis Seropyan ve yazı işleri müdürü Aris Nalcı'nın "yargıyı etkilemeye teşebbüs etmek" iddiasıyla TCK madde 288/1 uyarınca etkilemeye teşebbüs etmekle suçlandıkları mahkemede yargılandığı davanın son duruşması 18 Haziran 2008’de Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde saat 14.30’da görüldü. Nalcı ve Seropyan’ı desteklemek için gelenler mahkemenin tarafsız olmadığı iddiasıyla duruşma salonuna girmedi. Etkilemekle suçlandıkları mahkemede yargılanan Nalcı ve Seropyan beraat etti. Böylelikle Agos, Hrant Dink’in öldürülmesine neden olan yazısından dolayı TCK madde 301’den yargılandığı davayla ilgili yayınlar nedeniyle yargılandığı davalardan birinde beraat etmiş oldu. Duruşma İHOP ve Human Rights Watch raportörleri tarafından izlendi.
TSK’nın Kuzey Irak’a gerçekleştirdiği silahlı müdahale sırasında, canlı yayınlanan bir yarışma programında askeri yöntemlerin çözüm olmadığını söyleyen Bülent Ersoy hakkında TCK madde 318 uyarınca halkı askerlikten soğutmak suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması 18 Haziran 2008 tarihinde Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Ersoy ve avukatı Muhiddin Yüzüak mazeret göstererek duruşmaya katılmadı. Mahkeme salonunda hazır bulunan şikayetçilerin dinlendiği duruşma İHOP ve Human Rights Watch raportörleri tarafından gözlendi. Dinleyiciler için 8 kişilik yer bulunan salonda basın mensuplarının bir bölümü duruşmayı izlerken sanık sandalyesinde oturdu. Şikayetçilerden biri duruşmaya komando kıyafeti ve Türkiye bayrağı şeklindeki tişörtle katıldı. Davanın görülmesi 24 Eylül 2008 tarihinde yapılacak duruşmaya ertelenirken duruşmaya katılmama nedenini belgelendirmediği gerekçesiyle Ersoy’un bir sonraki duruşmaya zorla getirilmesine karar verildi.

07 Temmuz 2007 tarihinde kendini fesheden Toplumcu Buduncu Düşünce Derneği Kürt ve Çingenelerin nüfus artışlarının durdurulması talebiyle bir kampanya başlatmış, kampanyanın stantlarında "Türkiye Türklerindir", " Kürt nüfus artışı durdurulsun" yazılı pankartlar asılmış, bildirilerde Kürtler ve Çingeneler çete olarak adlandırılmıştı. Türkiye Barış Meclisi üyelerinden bazıları bireysel olarak söz konusu kampanyayı düzenleyen derneğin genel başkanı Cenk Tozkoparan hakkında şikayette bulunarak Tozkoparan hakkında TCK madde 216 uyarınca dava açılmıştı. Söz konusu davanın 19 Mart 2008 tarihinde İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmasında Avrupa Çingene Hakları Merkezi Vakfı ve Helsinki Yurttaşlar Derneği de davanın tüzüklerinde belirtilen amaçlarla ilgili olduğu gerekçesiyle müdahillik talebinde bulunmuş ve söz konusu talepleri kabul edilmişti. Davanın 02 Haziran 2008 tarihinde İzmir 9. Asliye Mahkemesi’nde saat 14.00’de görülen duruşması İHOP raportörü tarafından izlendi. Duruşmanın yapıldığı salonun hemen yanında bulunan İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesine ait panoda “damarlarındaki asil kan” vurgusu taşıyan çok sayıda afişin bulunması dikkat çekerken yirmi kadar gamalı haça benzeyen dövmeleri bulunan kişi de duruşmayı izledi. Davanın bir sonraki duruşması 08 Ekim’e ertelendi. Duruşmadan sonra kendini buduncu olarak niteleyen kişilerin web sitelerinde Tozkoparan’ın avukatlarından Fuat Turgut’un aynı zamanda Hrant Dink cinayeti zanlılarından Yasin Hayal’in avukatı olması ve Tozkoparan’ın anayasanın eşitlik ilkesini benimsemediği yönündeki beyanlarının olumlayan ve davanın müdahil avukatları aleyhinde olan yayınlar yapıldı.
SES MYK üyesi Meryem Özsöğüt'ün, Kevser Mızrak'ın öldürülmesi olayının yargısız infaz olduğu iddia edilen bir basın açıklamasına katılması nedeniyle TCK 314/2 uyarınca tutuklu olarak yargılandığı davanın dördüncü duruşması Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 09/07/2008 tarihine görülecek.
İHD ADANA Şube Başkanı Ethem Açıkalın, hakkında Kevser Mızrak'ın yargısız infaz yoluyla öldürüldüğü ileri sürülen bir basın açıklamasına katıldığı gerekçesiyle TCK madde 220/7 yollama TCK 314 uyarınca açılan davanın 23 Haziran 2008 tarihinde yapılan duruşmasında Açıkalın’ın da aralarında bulunduğu tüm sanıklar tahliye oldu. Duruşma, İHOP heyeti tarafından izlendi. Davanın bir sonraki duruşması 06/10/2008 tarihinde görülecek.
İHD Elazığ Şube Başkanı Nafiz Koç bir televizyon programında TSK’nın bazı mensuplarının orantısız güç kullanarak sivillerin ölümüne neden olduğunu belirtmesi nedeniyle TCK madde 301/2 uyarınca Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılandığı davanın 2. Duruşması 8 Temmuz 2008 tarihinde yapılacak. Avukat Muharrem Erbey’in TCK madde 301’in Anayasanın 26. Maddesine aykırı olduğu yönündeki itirazının da muhtemelen değerlendirilebileceği duruşmada TCK madde 301’de yapılan değişiklik nedeniyle dava dosyasının İçişleri Bakanlığı’na gönderilmesi bekleniyor.

İnsan Hakları Ortak Platformu, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Bilgi Kitapçıkları serisinden "İnsan Hakları Savunucuları: İnsan Haklarını Savunma Hakkının Korunması" başlıklı kitapçığı Türkçe'ye çevirdi. Daha önce bu seriden İşkenceye Karşı Komite ve Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesi başlıklı kitaplar da İHOP tarafından çevrilmişti. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği çeşitli insan hakları konuları hakkında bilgi veren ve Birleşmiş Milletler mekanizmaları, yapıları ve süreçlerini aktaran bir kitapçık serisi yayımlamıştır. Bu serinin amacı, okuyucuların temel insan hakları konuları ve insan haklarını korumak ve yaygınlaştırmak amacıyla kurulmuş yapıların bilgilenmesini sağlamaktır. İnsan Hakları Ortak Platformu, çeşitli insan hakları konularıyla ilgilenen insan hakları savunucularının yararlanabilmesi için bu seriyi çevirmekte ve ücretsiz olarak internet sitesinde paylaşıma açmaktadır.
Kitapçığa ulaşmak için…
Uluslararası Ceza Mahkemesi Koalisyonu “UCM ve Mağdur Hakları” konusunda 5 Temmuz 2008 tarihinde Ankara’da bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıya Ankara Barosu Çocuk Hakları Merkezi, Van Kadın Derneği, Ege Kadın Dayanışma Vakfı, Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi, İLKDER, Sığınmacı ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği, ÇOVAK (Risk Altındaki Çocuk, Geç ve Aileleri Koruma ve Destekleme Derneği), Özgürlüğünden Yoksun Kalmış Gençlerle Dayanışma Derneği temsilcileri ile koalisyona üye olan örgütlerden temsilciler katıldı. Koalisyon Dönem Sözcüsü Av. Öztürk Türkdoğan’ın koalisyon oluşumu, faaliyetleri ve koalisyona üyelik hakkında detaylı bilgilendirmesinin ardından başlayan toplantıda Günal Kurşun, UCM tarihçesi, yargılama usulü, yargı yetkisi, suçlar, UCM-ABD ve Türkiye’nin durumu, Koalisyon Koordinatörü Özlem Altıparmak, UCM’de devam eden davalar, mağdur kavramı ve mağdur hakları, Av. Şenay Tavuz, Kadın ve UCM konusunda sunumlar gerçekleştirdiler. Toplantının sonunda katılan örgütlerle mağdur hakları üzerine ortak çalışma konuları ve UCM Koalisyonu olarak yapılabilecek çalışmalar tartışıldı. UCM Koalisyonu’nun mağdur hakları konusunda çalışmaları önümüzdeki dönemde de devam edecek.
İnsan Hakları Ortak Platformunun “İnsan Hakları Köprüsü: Bilgi ve Deneyimleri Paylaşma” başlıklı çalışma altında gerçekleştirdiği “Gündemimiz” toplantılarının ikincisi “Engellilerin Haklarına İlişkin Uluslararası Sözleşme” temelinde ilgili hak temeli örgütleri bir araya getirdi. 27 Haziran’da Ankara’da yapılan ve farklı illerden gelen örgüt temsilcilerinin katılımlarıyla bir gün süren toplantıda Bilgi Üniversitesi İnsan Hakları Merkezi’nden Dr. İdil Işıl Gül engelli hakları ile ilgili son yıllardaki gelişmelere ve BM Engelli sözleşmesine değindi. Toplantı da sözleşme temelinde engelli haklarının korunmasında ve geliştirilmesinde örgütlerin rolleri ve ihtiyaçları açısından yapılabilecek çalışmalar ve birlikte çalışılmaya gerek duyulan alanları tespit etmeye yönelik tartışma yapıldı. Toplantı sonucunda ağırlıklı olarak engelli hakları konusunda çalışma yapan insan hakları örgütlerinin ve engelli örgütlerinin özellikle sözleşme etrafında daha fazla bilgilendirilmeleri için toplantılar yapmaya devam edilmesine, uygulamaları izleyecek bir izleme mekanizması oluşturulmasına; hem engellilerin kendilerine hem de topluma yönelik hak bilinci geliştirme çalışmalarının yapılmasına karar verildi.
29 Ocak 2008 tarihinde Birleşmiş Milletler Kadına Karşı Şiddet Özel Raportörü Prof. Dr. Yakın Ertürk tarafından Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi'ne sunulan "Kadına Karşı Şiddetin Göstergeleri ve Devlet Tepkisi Raporu" İnsan Hakları Ortak Platformu tarafından çevrilmiştir. Özel Raportörün sunduğu ilk tematik rapor da "Maksimum Özeni Gösterme Standardı " başlığıyla Türkçe'ye İHOP tarafından çevrilmiştir.
